ABD: İran sana diyorum, Moskova sen anla…

ABD, Ürdün’ün kuzeydoğusunda 3 Amerikan askerinin ölümüne ve 40’a yakın askerin yaralanmasına neden olan İran destekli saldırıyı karşılıksız bırakmadı. ABD’den kalkan B-1 stratejik bombardıman uçaklarının öncülüğünde gerçekleştirdiği harekatta, 85 nokta vuruldu. Vurulan hedefler arasında İran ve taşeron güçlerin 7 tesisi vardı. Bu tesisler arasında komuta kontrol merkezi ve mühimmat depoları bulunuyordu.

Aslında Beyaz Saray, sadece İran Devrim Muhafızlarının ABD askerlerinin ölümüne neden olan saldırısına karşılık vermedi. Aynı zamanda, 17 Ekim 2023’den bu yana Suriye, Ürdün ve Irak’da bulunan ABD tesislerine karşı İran rejimi ve destekçilerinin yaptığı 170 saldırıya da toplu yanıt vermeye başladı. Washington, İran’ın Suriye’deki uzantılarını ABD’deki askeri üslerinden kaldırmış olduğu stratejik bombardıman uçaklarıyla vurarak, Tahran yönetimine de gözdağı vermiş oldu. ‘Seni sadece yanı başından değil, her zaman her yerden vurabilirim’ mesajını iletti. Bunu yaparken de Ortadoğu’da ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkeleri İran’a karşı töhmet altında bırakmamış oldu.

ABD’nin ‘intikam’ saldırısına Rusya’nın sessizliği ve hazırlıksızlığı da dikkat çekici. ABD, İran’ın Suriye’deki tesislerini ‘göstere göstere’ vurdu. Takribi bir takvim de vermişti. Sadece nereyi vuracağı konusunu muğlak bırakmıştı. İran’ın Suriye’deki müttefiki olan Rusya ise, İran’a konuya yönelik olarak sanki bilgi ve istihbarat veremedi gibi görünüyor. Bu sayede ABD, Moskova’ya da Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında bir gözdağı vermiş oldu. ABD her ne pahasına olursa olsun, siyasi kararlılık gösterdiği andan itibaren, hasımlarına karşı askeri kabiliyet gösterebilecek imkan ve yeteneğe sahip. Sadece televizyonlarda retorik ile veya yapay zekayla yapılmış videolarla sözde caydırıcılık gösterisinde bulunmuyor.

AB zirvesi, Orban ve Ukrayna

1 Şubat’ta Brüksel’de düzenlenen olağanüstü Avrupa Birliği (AB) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Avrupa’nın neredeyse dört bir yanından traktörleriyle gelen çiftçilerin gölgesinde kaldı gibi. Uzun süre AB’nin Ukrayna’ya 50 milyar Euro’luk mali yardımda bulunmasına karşı çıkan Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin devreye girmesiyle ikna oldu. Macron, Orban’ı kaale aldı. Meloni de aba altından sopayı gösterdi. Macaristan’ın Ukrayna’ya verilecek mali yardımı engellenmeye devam etmesi halinde AB’nin de Macaristan’ın ekonomisine ciddi zarar verebileceğini kadife bir eldivenle dile getirdi.

Bu sayede hem Macaristan engeli aşıldı, hem de Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu mali destek dört yıllığına sağlandı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy mali sıkıntı engelini aştı, ancak Rusya’ya karşı asker sıkıntısını henüz gideremedi. Zira Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeri Zalujni, Rusya’ya karşı savaşı kazanmak için devletin yani Zelenskiy’nin seferberlik ilan etmesi gerektiğini savunuyor. Ancak Zelenskiy popülarite ve kamuoyundaki sempatisini kaybetmemek için bu hususta direniyor. Zaten ikili arasındaki en büyük sıkıntı bu. Bazen önemli olan popüler olmak hatta popülist olmak değil, aksine, popüler olmayan ama toplumun çoğunluğunun yararına olabilecek kararı alabilmektir.